Gönül DOĞAN

Gönül DOĞAN

Mail: gonuldogantvradyo@gmail.com

GÖNÜL OTAĞI

 Öncelikle her birey, her kesim, her düşünce, her kurum yani dayanışma içersinde yer alması gereken  herkes, karşısındakini öteki olmaktan çıkartıp, kendinden kabul etmeli,  herkesi oldugu gibi benimseyip, degişmeye zorlamadan, ikiyüzlülüge mecbur kılmadan, kabullenmelidir. Aynı safta bulunması gerekenler, birey yada kurum olarak birbirlerini rakip degil, dost olarak görmedikçe, birbirlerinin eksikliginin degil, yanyana olmanın herkesi güçlü kılacagını kavrayamadıkça, dayanışmada, birlik ve beraberlikte sadece varılması gereken birer hedef olarak kalır.

Toplumsal dayanışma için mutlaka  bu dayanışmaya etki eden faktörlerin iyileştirilmesi gereklidir. Toplumsal dayanışmayı saglayacak olanlar insanlardır ve insan sosyal bir varlık olarak  yaşadıklarından ve çevresinden mutlaka etkilenir. İşte bu etki pozitif oldugunda insana yarar saglayacaktır.

Birlik ve beraberlik içinde olan toplumlar, karşılaştıkları en zor sorunları dahi kolaylıkla çözerler. Sorunlarını çözen toplumlar ise ilerlemek ve gelişmek için, fikir birligi, gönül birligi ve eylembirligi içersinde hareket ederek başarıya ulaşırlar.

Geçmişte, insanları birlik ve beraberlik içinde buluşturan " Otağ " lar vardı.

Otağ demişken, Otağ nedir ?, Otağlar ne işe yarar dı ?

Otağ, Türk kültüründe önemli yer tutan büyük ve süslü geçici konaktır. Otak ve çadır asla karıştırılmamalıdır. Çadır ÖzTürkçede 'şemsiye' anlamına gelir. Otak ise normal bir çadırdan kat kat daha kompleks, sağlam ve gelişmiştir. Padişah ve vezirler için yapılan gösterişli ve etekli çadır. Genellikle sefere çıkan padişahların konaklamak için ovaya kurduğu kurma evlerin bütününe verilen isimdir. Bütün Türkler, Orta Asya'dan kalkınca dünyanın neresine giderse gitsinler, çadır içinde yaşaya yaşaya yolculuk etmişlerdir. Geriden bakana, kara kara görünse de çadır, yaklaşınca hele içine girince renkler cümbüşü ile donatılmış bir konak olduğu hemen anlaşılır. O, küçücük kıl kulübenin içerisine sığdırılmış binlerce anı vardır. 
Osmanlı Türklerinin çadırları da Orta Asyalı atalarınınkinden farksızdı. Osmanlı hükümdarlarının büyük ve muhteşem çadırları vardı ki, buna otağ-ı hümayun denilirdi. Otağ-ı hümayun seferlerde, av ve gezintilerde kullanılırdı. Fevkalade müzeyyen, işlemeli ve süslü olan otağ-ı hümayunlar müteaddit kısımlara ayrılmıştı.
Toplumsal dayanışma toplumun bütün kurum ve kuruluşlarıyla ortak değerlerde birleşmesi ve birlikte hareket etmesidir. Günümüzde toplumsal dayanışmayı önemsememek, yada toplumsal dayanışma olarak ortaya konulan faaliyetlerde toplumun herhangi bir kesimini yada kurumunu yok saymak toplumsal dayanışma degil toplumu ayrıştırma olur.
Günümüzde ise; teknolojinin gelişmesi, internetin sosyal yaşantımızı elimizden alacak kadar hayatımıza müdahil olması, iş stresi, insanların birbirinden gitgide uzaklaşması gelenek ve göreneklerden kopuk bireylerin oluşmasına, birlik ve beraberliğin, insanların birbirlerine karşı sevgi ve saygısının azalmasına yol açıyor.

Böylelikle, biraraya gelmek için eskiden olduğu gibi Otağlar olmalı ve yaygınlaştırmalıyız. Özel programlarla deyişler, hikâyeler ve atışmalar, birlik ve beraberlik türküleri olmalı. Âşıkların en büyük isteği ise bu geleneğin yaygınlaştırılmasına sağlamak. Bunun için de kurumlardan, Üniversiteden ve Kültür Müdürlüğünden destek istiyorlar. Kurum ve kuruluşların belli zamanlardan personellerini otağa getirmeleri böylelikle de aşıklık geleneğinin gelecek nesillere aktarılmasını arzuluyorlar. Aşıklar insanlara öyle güzel istikametler veriyorlar ki yani bir dörtlüğü belki bir ömür boyunca onun yaşamında en güzel izler bırakır ve bir ömür boyu ona lazım olur. Kendi kültürümüze, gelenek göreneklerimize yabancı kalmayalım. Yeni nesillere kültürümüzü aşılıyalım. Kültürlerine sahip çıksınlar, kültürlerini dinlemeye gelsinler. “Aşıklar, Gönül Otağı kendini bilene bir velinimettir. " Hep beraber, Âşıklar otağı kurup, gelip dinlemelerini, gelip söylemelerini, gelip konuşmalarını bekliyorum. Geçmişini görmeyen geleceğini hiç göremez. Onun için ben herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Ama Aşıklık ölmesin yaşasın diyorum.”

Böylelikle Sevgili Okurlarım; Gönül OTAĞINA hoşgeldiniz...

Facebook Yorum

Yorum Yazın